DİGER AYAK SORUNLARI


1. ÇATLAK TOPUK
2. TIRNAK HASTALIKLARI
3. TIRNAK KALINLAŞMASI
4. KIŞ AYAK BAKIMI
5. KOKAN TERLEYEN AYAK BAKIMI
6. AYAKKABI SEÇİMİ

 

1. ÇATLAK TOPUK

Derideki çatlaklar şişkin kuru ve yağ eksikliği olan nasır tabakaları sonucu olarak oluşmaktadır. Çatlakların ilerlemesi burada bulunan damarlar sayesinde mikroorganizmaların çatlaklardan vücudun içine ulaşma riski nedeniyle tehlikeli olabilmektedir.Ayrıca burada bulunan açık sinir uçları, çok fazla ağrı hissedilmesine sebep olmaktadır.

Ayak Sağlığı Merkezimizde; Bunları düzeltmek için ilk önce fazlalık olan nasırlaşmış tabaka dikkatlice temizlenir. Ardından özel kremler sürülmekte ve bazı durumlarda alt deri tabakasına kadar ulaşan çatlakların onarılması için aylık medical ayak bakımı ile sonuca gidilmektedir.

Image-0046[1]

 

2. TIRNAK HASTALIKLARI

Tırnaklar keratin adıyla bilinen ve koruyucu bir protein olan maddeden oluşur. Kükürtlü bir bileşik olan keratin selenyum, potasyum ve sodyum yönünden zengindir. Tırnağın, derinin içine doğru uzayan dip bölümüne tırnak kökü, parmağın üzerine yayılan kısmına tırnak gövdesi, parmak ucundan dışarı doğru uzanan bölümüne de tırnak ucu denir. Gövdenin köke bitiştiği yerde olan yarım ay biçimindeki beyaz alan, lunula adıyla bilinir. Lunula, buradaki hücrelerde hava bulunması nedeniyle beyazdır.

• Tırnak hastalıkları sistemik hastalıklardan ya da travma ve enfeksiyon gibi faktörlerden kaynaklanır. Tırnak yatağı sağlıklı insanlarda, düzenli kan akışı sebebiyle, pembemsi bir renktedir. Bu yüzden birçok deri ve iç hastalıklarının belirtileri tırnaktan görülebilir. Kanda karbondioksit oranının artması tırnakların morarmasına, devamlı sigara içilmesi tırnakların sararmasına, tırnak kesme ve temizliği sırasında oluşan zedelenmeler, bazı ilâçlar, kimyasal maddeler ve bazı vitamin eksiklikleri de tırnaklarda beyazlaşmaya yol açar. Demir, çinko, kalsiyum, selenyum, folik asit ve B12 vitamini eksiklikleri kırılma, çatlama, kabalaşma ve tabakalaşma gibi tırnak bozukluklarına neden olur. İç organ hastalıkları, romatizmal hastalıkları, kalp, karaciğer ve akciğer hastalıkları da tırnaklarda bozulmalara sebebiyet verebilir.

• Tırnaklarda görülen beyazlıklardan lokal olanlar genellikle önemli bir sorunun işareti değildir. Ancak bütün tırnakların dibinden ucuna kadar beyazlanması arsenik zehirlenmeleri veya çinko selenyum, magnezyum ve manganez gibi mineral eksikliklerinin göstergesi olabilir.

• Tırnak hastalıklarının önemli bir bölümü manikür ve pedikürden kaynaklanmaktadır. Tırnaklara sürülen oje tırnağın havasız kalmasına ve bazı enfeksiyonların oluşmasına zemin hazırlar. Ojedeki toluen, formaldehit ve dibutil ftalat adlı maddeler tırnakların sararmasına yol açar. Aseton ise doğrudan yıpratıcı etkisiyle tırnakların kolayca kırılmasına sebep olur.

• Doğal tırnaklar yeterince uzamadığında başvurulan protez tırnak uygulamaları sebebiyle fiziksel hasar oluşabileceği gibi kullanılan maddelere karşı alerjik reaksiyonlar da gelişebilir

• Çinko eksikliği tırnak üzerinde beyaz noktalara, B12 vitamin eksikliği kuruluğa, şekil bozukluğuna, tırnak renginin koyulaşmasına, C vitamini ve folic asid eksikliği tırnak yüzeyinin pürüzlü görünümüne, A Vitamini ve kalsiyum eksikliği kuruluğa, zayıflığa, hidroklorik asid eksikliği ise tırnakların soyulmasına yol açabilir.

• Soluk renkli tırnak yaşlanma nedeniyle oluşabileceği gibi kansızlık, kalp yetmezliği ve karaciğer rahatsızlıklarından da kaynaklanabilir.

• Mavimsi tırnaklar vücuda yeteri kadar oksijen girmediğinin göstergesidir ve zatürrenin belirtisi olabilir.

• Tırnak renginin turuncuya dönüşmesi sedef hastalığından kaynaklanabilir. Tırnakların sarı ya da beyaz olması bazı mantar hastalıklarına işaret edebilir. Tırnağın belirli bir bölümünde ortaya çıkan siyah ya da siyaha yakın lekelerin sebebi, tırnak altı kanamaları olabileceği gibi melanoma adlı kanserin belirtisi de olabilir.

• Tırnak kırılması bir çok hastalığın belirtisi olabilir. Demir, kalsiyum, magnezyum, çinko, A ve B vitaminlerinin eksikliği, hipertiroidi, hipotiroidi, kronik kalp ve solunum hastalıkları tırnakların kolayca kırılmasına neden olabilir.

• Tiroid hormonlarıyla tırnaklar arasında ilişki vardır. Tiroid yetmezliğinde tırnaklar kalın ve kırılgan olurlar ve tırnaklar üzerinde yarıklar görülür. Tiroidin fazla çalışması durumunda ise tırnaklar yumuşaktır ve kırılabilir.

• Sigara kullanımı, sitostatinler denilen ilaçlar, ağır ve ateşli hastalıklar, yetersiz beslenme, vitamin yetersizlikleri ve liken planus gibi hastalıklar tırnakların uzamasını yavaşlatabilir. Liken planus çok az görülen bir cilt hastalığıdır. Hastalık deri ve mukozaları etkiler. Nadiren de olsa saç ve tırnakları tutar. Tırnak kaybı, tırnağın incelmesi, kırılması ve soyulması gibi tırnak değişikleri oluşabilir.

• Kanca tırnak, tırnak şeklinin uca doğru kıvrılmasıyla oluşur ve zaman içerisinde tırnağın uç kısmı tam kapanıncaya kadar kıvrılabilir. Kemiğe baskı yapması sebebiyle ağrıya yol açar ve yürümeyi zorlaştırır.

• Kaşık tırnakların sebebi doğumsal olabileceği gibi demir eksikliği anemisi, hipotiroidizm, Raynaud, skleroderma, ciddi beslenme bozuklukları, akromegali, polisitemi vera gibi sağlık sorunlarından da kaynaklanabilir.

• Çomak parmak, el ve ayak parmaklarının uçlarındaki yumuşak dokunun şişip yuvarlaklaşmasıdır. Önce tırnak yatağı ile kökünde bir ödem oluşur, ardından tırnak saat camı görünümünü alarak uzunluğuna ve yatay olarak genişler. Tırnak çevresindeki yumuşak doku zamanla artar ve parmak yuvarlaklaşarak çomak biçimini alır. Çomaklaşma, çoğu zaman işaret parmağından başlar. Genellikle iki taraflı ve simetriktir, ancak tüm parmaklarda aynı derecede olmayabilir. Bazı durumlarda tek taraflı ve tek bir parmakta bile görülebilir.

•Tırnak batıkları ayak tırnağının kendi özel yapısından dolayı oluşabileceği gibi sivri uçlu ayakkabıların giyilmesi, tırnakların hatalı ve çok dibinden kesilmesi, tırnakta kalınlaşmalar, travmalar ve tırnak mantarı gibi bazı tırnak hastalıklarının tırnakta neden olduğu şekil bozukluklarından da kaynaklanabilir. Tırnağın uzama yönü değişir ve etin içine doğru uzayarak ağrıya yol açar. Tırnağın uzama yönünü değiştirilmedikçe, batık sürekli tekrarlar.

• Batık tırnaklar ağrı, enfeksiyon, şişlik, kızarıklık ve akıntı gibi belirtiler gösterir. Tırnağın serbest kenarlarının deri içerisine girmesiyle oluşan tırnak batmaları, bu bölgede yabancı cisim reaksiyonu ve iltihaplanmaya yol açar.

• Batık tırnağın tedavisi için batık olan kısmın çıkarılması yeterli değildir . Batık olan tırnak modern teknoloji sayesinde artık çekilmeden kurtarılmakta  ‘’S-Tel Sistemi’’ ile tırnak düzeltilmekte  ve ağrısız acısız bir sistemle kişi normal hayatına devam edebilmektedir.

• Tırnağın yatağından ayrışması olan Onikolisis, tırnağın uç kısmının tırnak yatağından ayrılmasıdır. Genellikle guatr, egzama, sedef ve liken gibi hastalıklar ve tetrasiklin türü antibiyotik ilaçlar bu duruma yol açabilir.

• Glomus tümörü, tırnak yatağındaki glomus hücrelerinden meydana gelen damar yapıda bir tümördür. Tırnakta kırmızı- mavi bir alan biçiminde ortaya çıkar.

• Tırnak kenarlarında oluşan siğiller Human Papilloma adlı virüsün neden olduğu bir enfeksiyondur. Genellikle tırnak altına doğru yayılırlar.

• Tırnak hastalıklarının önemli bir kısmı mantarlar nedeniyle oluşur. En çok ayak tırnakları, özellikle de ayak baş parmak tırnağı ve 5. parmak tırnağı etkilenir. Tırnak mantar hastalıklarının büyük bölümünden dermotofitler ve diğer küf mantarları, küçük bir kısmından ise maya cinsi mantarlar sorumludur. Kişinin vücut direnci düşükse, diyabet hastasıysa, uzun dönem antibiyotik ilaçlar veya kortizon kullanmışsa, bu durum mikropların vücuda girmesini kolaylaştırır. Dolaşım bozukluğu, lenf dolaşımını engelleyen durumlar, uzun süre ayakların veya ellerin nemli kalması, manikür ve pedikür gibi faktörler de tırnaklarda görülen mantar hastalığının gelişimini kolaylaştırır.

• Tırnak mantarı sadece kozmetik bir proplem değil, aynı zamanda tırnak yatağı ve plağını tutan bir enfeksiyondur. Tırnak mantarları, ıslaklık ve nemle ilişkili olarak yaz mevsiminde artış gösterir.

• Tırnaklarda pul pul kalkma, tırnak renginin sarı-yeşil ya da kahverengi görünümü, ayaklarda kötü koku gibi durumlar tırnak mantarının belirtisidir.

• Tırnak mantar enfeksiyonu kendiliğinden iyileşmediği için tıbbi tedaviyi gerektirir. El tırnak mantarının tedavisi 2 ay, ayak tırnak mantarının tedavi ise yaklaşık 3 ay sürer. Tırnak mantar enfeksiyonlarının tedavi edilmemesi yumuşak doku enfeksiyonlarına yol açabilir.Bu nedenle özellikle ayak bakım merkezlerinde tırnak mantarlı kısım kürete edilerek tedavi hızlandırılır .Kürete edilen tırnek yatağının bozulmaması için jel uygulamaları yapılarak tırnak görünümüde kozmetik ve estetik olarak güzel bir görünüm kazandırılır.

• Tırnak üzerindeki kutikül (tırnak eti) denilen bölümünün dikkatli temizlenmesi gerekir. Zira, bu deri uzantısının fazla alınması, tırnak etrafı dokuyu korumasız bırakır ve tırnak dibinden giren enfeksiyon ajanları dolama denilen duruma sebebiyet verebilir. Deri kızarır, doku şişer ve ağrı hissedilir. Tırnak altındaki dokunun iltihaplanması halinde, bu durum tırnağın çıkmasına neden olabilir. Tırnak civarında derinin ya da tırnağın bütünlüğünü bozan her etken dolamaya yol açabilir. Dolama (Paronişi) travmanın sebep olduğu bir bakteri enfeksiyonudur ve antibiyotik ilaçlarla tedavi edilir.

Not: Sitede yer alan bilgiler doktorun tıbbi tedavisinin yerine geçmez. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Herhangi bir ilaç ya da tedavi yöntemine başvurmadan önce, mutlaka doktora danışılmalıdır.

 


3. TIRNAK KALINLAŞMASI

Günlük yaşantıda kullanılan ayakkabılar,ayakta kalma süresi, yapılan sportif aktiviteler v.s. bağlı olarak gelişen baskılar sonucunda, ayak tırnaklarında kalınlaşmalar gelişebilir.Bu kalınlaşmalar, mantarlı tırnak problemlerinde olan kalınlaşmalardan farklılık gösterir. Mantarlı tırnaklarda oluşan kalınlaşmalarda, tırnaklarda kepekleşme, yumuşak odunsu bir görüntü ve yapı görülür. Mantar enfeksiyonu olmayan ama yapısal olarak kalınlaşmış tırnaklardaki yapısal değişiklik çok daha farklılık arzeder. Bu tarz tırnaklarda tırnak dokusu serttir,yüzeyine dokunulduğu zaman tek parça hissini verir,uzayan kısmında da şekil bozukluğu devamlılık gösterir.

Tırnaktaki kalınlaşmanın nedeni,aslında vücudun kendini koruma ve savunmasıyla ilgili bir tepkidir. Sürekli baskı alan tırnak, alt dokuları ve tırnağın canlı kısmı olan matrixi korumak amacıyla baskıya karşı kalınlaşır. Futbolcularda, dar ayakkabı kullanan kişilerde ,ani bir darbeyle karşılaşan tırnaklarda kalınlaşma görülebilir. Kalınlaşmış tırnaklarda baskının devam etmesi ağrıya sebep olur.

Hem acı hem de estetik açıdan düzeltilmesi gereken bu ayak tırnak problemlerinin çözümü, medikal ayak sağlığı ünitelerinde yapılan bakımlarla mümkündür.

 Ayak Sağlığı Merkezimizde, kalınlaşmış tırnak yüzeyi özel cihazlar yardımıyla, kişi ağrı ve acı hissetmeksizin temizlenir. Kalınlaşan doku, canlı tırnak dokusuna kadar inceltilir ve üzeri özel bir jelle kaplanır. Uygulanan jel sistemi, özel bir içeriktir ve tırnakta herhangi bir sebebten dolayı mantar enfeksiyonu oluşumunu engeller. Üzeri jelle kaplanan sağlıklı tırnak dokusu,normal uzama zamanını tamamlarken yapılan ara kontrollerde jel yenilenir.Medikal kontroller ve bakımlarla sağlıklı tırnak dokusu parmak ucuna gelene kadar devam eder.Jel uygulaması, tırnak yatağının da bozulmadan kalmasını sağlar. Bozulmayan tırnak yatağı daha sonra oluşabilecek batık problemlerini engellemek açısından son derece önemlidir.

Image-0047[1]

 

 

 

4. KIŞ AYAK BAKIMI

Soğuk havaların gelmesiyle birlikte ayaklarda oluşabilecek problemler de artıyor. Bu dönemde ayak sağlığınıza daha fazla önem göstermelisiniz

Ayak sağlığı, sağlıklı ve huzurlu olmak için önemlidir. Ayağımızdaki bir nasır, tırnak batığı, topuk çatlakları veya ayak parmak aralarındaki mantar enfeksiyonları ayak sağlığımızı olumsuz etkiliyor.

Kış mevsimi boyunca kapalı kalan ayakların ekstra bir bakıma ihtiyaçları vardır. Bu sebeple, özellikle kış aylarında ayaklara uygulanıcak ayak bakımı ve  rahatlatıcı bir masaj, ayak sağlığı açısından oldukça gereklidir. Refleksoloji de ayağa yapılan masajla tüm vücudumuzun stresi ortadan kalkar.

‘’Estetik Kaygılar Yüzünden Ayak Sağlığınızı Kaybetmeyin’’

Daha şık ve estetik kaygılarla bilhassa kadınların tercih ettiği sivri uçlu ve yüksek topuklu ayakkabılar nasır oluşumuna yol açarak ve gün boyu yorgun ve huzursuzluk yaratarak sağlığımızı olumsuz etkiler.

Özellikle hanımlar elbette çekici ve şık ayakkabılar giymek ister; ancak günlük yaşamda ve çalışırken daha rahat ve ortopedik ayakkabılar seçmek sağlıklı olanıdır. Tersi durumlarda kolaylıkla nasır gelişir. Mevsim de ayakkabı seçiminde önemlidir. Sıcak havalarda kapalı ayakkabılar giyinmek, hatta kış mevsiminde dahi uzun süre botların içinde ve havasız kalan terleyen ayaklarda mantar enfeksiyonu gelişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla yaz mevsiminde açık ayakkabılar tercih etmek; kış mevsiminde de eve girer girmez çorapları çıkarıp ayakların hava almasını sağlamak doğru olacaktır.

 ‘’Kimsenin Kişisel Eşyasını Kullanmayın’’

Ayak mantar enfeksiyonları ayaklarda küçük sıyrık ve çatlaklar oluşturarak bakterilerin girişi için bir kapı oluşturur ve oluşan bu bakteriyel enfeksiyonlar mantar enfeksiyonu devam eden hastalarda tekrarlayıcı bir hal alıp hastanın defalarca antibiyotik almasına neden olacaktır. Mantar enfeksiyonları bulaşma riski taşıdıkları için ortak kullanım alanlarını  (Havuz, sauna, buhar odaları) kullanırken dikkatli olmalıdır.Ayrıca ayakkabı, çorap, havlu gibi kişisel eşyaları bulaşma riski taşıdığı için ortak kullanmamak gerekir.”

 

5. KOKAN TERLEYEN AYAK BAKIMI

AYAK KOKUSU

Ayak kokusu sorunu bir çok insanı rahatsız eden bir durumdur. Ayak kokusu insanın psikolojisini o kadar etkiler ki, bu soruna sahip olan kişiler evlere  ziyaretlere bile gitmeye çekinir duruma gelir. Ayaklar ve eller insan vücudunda en çok ter bezi ihtiva eden bölümlerdir. Peki niye el kokusu diye bir sorun yok da ayak kokusu diye bir sorun var diye düşünebilirsiniz. Sebebi eller havayla temas ettiği için koku olmaz. Ama ayak, karanlık, kapalı ve sıcak bir ortamda bulunduğu için koku sorunu meydana gelir.

Ayak kokusunun 2 temel sebebi vardır.
1- Ayakkabılar
Bazı ayakkabılar koku yapar bunu hepimiz biliyoruz. Ayaklar ayakkabı içinde  karanlık ve sıcak bir ortamda bulunur. Ayaklardaki, çeşitli bakteriler karanlık ve sıcak bir ortamda daha hızlı bir şekilde etkileşime girerek ayak kokusunu oluşturur.

2- Genetik sebepler ve diğer sebepler
Ayak kokusunun genetik olduğu da uzmanlar tarafından ortaya konmuştur. Bunun yanında aşırı stres, aşırı kilo, kullanılan bazı ilaç türleri ve hormonsal değişimler ayak kokusuna yol açmaktadır.

AYAK KOKUSU NASIL GİDERİLİR:
-  Ayaklarda oluşan bakteri sayısını azaltmak için ayaklar her gün ılık suda sabun yardımıyla yıkanmalıdır.
- Eve her geldiğimizde çoraplarımızı değişmeliyiz ve buna ilave olarak her gün ayaklarımızı bebe pudrası ile pudralamalıyız.
- Ayak parmak aralarında mantar olması da ayak kokusuna yol açar.
- İçerisinde naylon karışımı olan çorapları  giymekten  kaçınmalısınız.. Onun yerine Gümüş İplikli Çoraplar tercih ediniz.
- Ayakkabı deriden veya ayaklarınızın nefes almasını sağlayan malzemelerden yapılmış ayakkabılar tercih edilmelidir.
- Aynı çift ayakkabı iki günden fazla giyilmemeli, her giyimden sonra 24 saat havalandırılmalıdır.

 

6. AYAKKABI SEÇİMİ

Bilinçli ayakkabı seçimleri yaşam süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebildiği gibi, bazı ayak probleminin tedavisini de sağlıyor. Buna göre, ayak sağlığı için öncelikle ayağın şekline uygun ayakkabılar seçmeye özen göstermek gerekiyor.

Rastgele, sonradan genişler düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz olarak etkiliyor ve basma bozukluğuna, tırnak batmalarına, ayak mantarlarına, acılı nasırlara, ayak parmaklarında şekil bozukluklarına, çabuk yorulmaya, bilek burkulmalarına, ayak, bacak ve bel ağrılarına ve ayakta kalıcı deformasyonlarına sebep olabiliyor. Ayakkabı seçerken ilk kriterin, model ve renkten önce rahatlık olması gerekiyor. Bunun için ayakkabının doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen göstermek gerekiyor. Ayakkabıyı alırken her ikisinin de giyilip yürürken test edilmesi gerekiyor. Ayrıca, en uzun parmak ile ayakkabının ucu arasında yarım santim boşluk olmasına dikkat etmek gerekiyor. Bağcıklı ayakkabılar ayağı daha iyi kavradığı ve kan dolaşımını engellemeyecek şekilde ayarlanabildiği için tavsiye ediliyor.

Anatomik ayakkabıların ise ayakta önemli taşıyıcı noktaları desteklediği için yürüyüşü rahatlatıcı yönü bulunuyor. Anatomik ayakkabılar vücudun rahat taşınmasını sağlıyor, omuriliğin duruşunu destekliyor, kişinin yorulmasını geciktiriyor. Doğal malzemeden üretilen ayakkabılar cilt sağlığının korunmasını sağlıyor, nasır, batık tırnak ve mantar gibi rahatsızlıkların oluşmasını engelliyor. Doğru ayakkabı ve sandaletler de ayağa egzersiz yaptırıyor.

AYAK SAĞLIĞI İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:

-Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar nasır ve benzeri bir çok problemin davetiyesidir.

-Ayak ağrılarını kulak arkası etmeyin. Kalıcı ağrı varsa bir uzmana görünün.

-Ayaklarınızdaki ısı ve renk değişmelerini, yaraları inceleyin. Kalınlaşan veya düzensiz büyüyen tırnaklar mantar belirtisi olabilir. Ayağın herhangi bir yerindeki büyüme normal addedilmez.

-Ayağınızı, özellikle parmak aralarını düzenli olarak yıkayın ve çok iyi kurulayın.

-Ayak tırnaklarını düz kesin ve çok kısaltmayın. Tırnakların kenarını kesmeyin. Batık tırnaklara neden olabilir.

-Şeker hastaları, kan dolaşımı problemi olanlar ve kalp hastalarının tırnaklarının başkaları tarafından kesilmesi daha doğrudur. Çünkü bu grup enfeksiyona eğilimlidir.

-Ayakkabının ayağa göre olması önemlidir. Ayakkabı alışverişinizi ayaklarınızın şiş durumuna denk getirin. Aşırı yıpranmış ayakkabıları mümkünse kullanmayın.

-Yaptığınız etkinliğe uygun ayakkabı seçin. Örneğin koşarken gündelik ayakkabınızı değil, koşu ayakkabısı giyin.

-Her gün aynı ayakkabıyı kullanmayın.

-Yara ve enfeksiyona açık ortamlarda yalınayak yürümeyin. Sandalet giyiyorsanız güneşli havalarda vücudunuz gibi ayaklarınızı da kremleyin.

Şeker hastası iseniz yılda bir ayak sağlığı uzmanına görünmelisiniz.

 

‘’Ayağınıza Sağlık’’